ÖZEL HASTANELER SİZE HIRSIZ,KATİL DİYEBİLİR MİYİZ?
Yazının Giriş Tarihi: 02.04.2025 11:07
Yazının Güncellenme Tarihi: 02.04.2025 11:08
Hedidiler Kurucu Dernek Başkanı Sayın Mehmet ACI anlatır: “Genç delikanlı sevdiğinin özlemine dayanamaz gecenin geç saatinde sevdiği kızın evine iner. Kızın olduğu odaya doğru yürürken o anda kızın babası da uyanır. Genç delikanlıyla göz göze gelirler. Kızın babası genç delikanlıya sorar “Ne arıyorsun?”. Genç delikanlı kıza ve kızın ailesine zarar gelmesin düşüncesiyle “Hırsızlığa geldim” diyerek, ağlayarak kızın babasına cevap verir. Kızın babası takım elbiseli, kravatlı gencin kıyafetine bakınca hırsız olmadığına kanaat getirir. Delikanlıya dönerek “Alacağını aldıysan, geldiğin gibi kimseye görünmeden de sessizce git” diyerek genç delikanlıyı uğurlar.
Bu arada delikanlının kendisini sevdiğinden habersiz olan geç kız, olup bitenden habersiz yatağında uyumaktadır…” Demek ki hırsızlığın da bir haysiyet raconu var. Acaba, özel hastaneler ve özel sağlık kliniklerinde bu hırsızlık haysiyet raconu var mı dersiniz?
Gazeteci Yazar Ömer SEYFETTİN, özel hastanenin birine “Kaplumbağa dahi ayaklarıyla yürüyerek hastanenize gelse hemen anjiyo yapıyorsunuz.” Diyerek … hastane yetkililerine seslenmiş. Ömer Seyfettin’e bakılırsa bu da ayrı bir sağlık hırsızlık raconu olsa gerek. Çünkü veterinere değil, bu tip özel hastaneye giden kaplumbağa bunu hak eder diyerek, olan biteni göz ardı etmek elbette doğru olmaz.
Özel hastane göz doktoruna Annesini muayeneye getiren vatandaşa, göz doktoru; “Annenizin ameliyat olması lazım.” der. Yaşlı anne ameliyat korkusundan, sonraya kalsın diyerek ayrılır. Aradan altı ay gibi bir süre sonra aynı yaşlı anne tekrar aynı özel hastaneye göz muayenesine gider, muayene doktoru ; hastanın dosyasına bakarak, altı ay önce yaptığımız ameliyata göre diyerek söze başlar, hasta ve yakınları biz hiç bir sağlık kuruluşuna gitmedik bu ameliyat nerden çıktı diye hasta yakınlarınca itiraz edilse de, bu olaya yaşlı annenin Ömer Seyfettin gibilerin gözüyle bakılırsa bu bir sağlık haysiyet hırsızlık raconu sayılamaz mı?
Yurt dışı umre ziyaretinde bulunan bir vatandaşa tedavi yapılmış ilacı verilmiş diye gösterilirse, bu hırsızlık raconu normalden mi, Anormalden mi yoksa hiç biri mi diye işaretlenir? Bu bağlamda bazı eczanelerde küfür, pardon, Küpür hırsızlığı bitti derken, bu tür tedavi uzantıları bazı eczanelere de uzanmaktadır. Türkiye’nin bir türlü İMF ye bitmeyen borcu gibi, günümüzde tüm vatandaşların eczanelere bir türlü bitmeyen İMF / SGK tedavi gideri borcu kaçınılmaz bir durum benzerinde olmaz mı?. Bu tabloya göre büyük konuşmuş olmayalım belki Sağlık Güvenlik Bakanı Sayın Faruk ÇELİK’in bile bilgisi haricinde ,tedavi görmeden eczanelere İMF/ SGK bitmeyen tedavi gideri borcu olabilir diye düşünmek çok da zor olmasa gerek.
E- Reçete uygulamasından sonra reçetede gösterilen asli ilacın yerine benzeri muadil ilacı alan vatandaş görmediği E- reçetesindeki yazılı ilacın muadili değil aslını aldığını nasıl ayıklayacak. Aradaki muadil benzeri ilacın fiyat farkını hasta nasıl tahsil edecek? Şimdi yaşlı Nine ile Ömer SEYFETİN’ nin gözünde bu bir sağlıkta haysiyet hırsızlık raconu sayılamaz mı?
Eczacıların bu Eczasına ne MEMUR- SEN, ne MEMUR- BEN, ne SAĞLIK- SEN, ne TABİPLER, ne de EZACILAR Odası olarak bu olup bitenleri sağlıkta haysiyet hırsızlığı müsamahasına hoş görü ihtimali düşünülemez.
O günden bu güne sağlık alanında ne değişti ? verilen Emsallar düşüşte mi ? yükselişte mi? Demeye kalmadan YA BEBEK KATLİYAMI.? Tıbbi Sağlık alanında düşüş, Attariyede, Koca Karı doğumlarında sağlıklı doğum artışı zirvede, Yirmi yıl öcesinden bu günü kaleme almak. İyi bir Gazeteci Erken Haber Verip Geç Haklı Çıkandır, sözü üstüne ne diyelim ?
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
Hüseyin GÜZEL
ÖZEL HASTANELER SİZE HIRSIZ,KATİL DİYEBİLİR MİYİZ?
Hedidiler Kurucu Dernek Başkanı Sayın Mehmet ACI anlatır: “Genç delikanlı sevdiğinin özlemine dayanamaz gecenin geç saatinde sevdiği kızın evine iner. Kızın olduğu odaya doğru yürürken o anda kızın babası da uyanır. Genç delikanlıyla göz göze gelirler. Kızın babası genç delikanlıya sorar “Ne arıyorsun?”. Genç delikanlı kıza ve kızın ailesine zarar gelmesin düşüncesiyle “Hırsızlığa geldim” diyerek, ağlayarak kızın babasına cevap verir. Kızın babası takım elbiseli, kravatlı gencin kıyafetine bakınca hırsız olmadığına kanaat getirir. Delikanlıya dönerek “Alacağını aldıysan, geldiğin gibi kimseye görünmeden de sessizce git” diyerek genç delikanlıyı uğurlar.
Bu arada delikanlının kendisini sevdiğinden habersiz olan geç kız, olup bitenden habersiz yatağında uyumaktadır…” Demek ki hırsızlığın da bir haysiyet raconu var. Acaba, özel hastaneler ve özel sağlık kliniklerinde bu hırsızlık haysiyet raconu var mı dersiniz?
Gazeteci Yazar Ömer SEYFETTİN, özel hastanenin birine “Kaplumbağa dahi ayaklarıyla yürüyerek hastanenize gelse hemen anjiyo yapıyorsunuz.” Diyerek … hastane yetkililerine seslenmiş. Ömer Seyfettin’e bakılırsa bu da ayrı bir sağlık hırsızlık raconu olsa gerek. Çünkü veterinere değil, bu tip özel hastaneye giden kaplumbağa bunu hak eder diyerek, olan biteni göz ardı etmek elbette doğru olmaz.
Özel hastane göz doktoruna Annesini muayeneye getiren vatandaşa, göz doktoru; “Annenizin ameliyat olması lazım.” der. Yaşlı anne ameliyat korkusundan, sonraya kalsın diyerek ayrılır. Aradan altı ay gibi bir süre sonra aynı yaşlı anne tekrar aynı özel hastaneye göz muayenesine gider, muayene doktoru ; hastanın dosyasına bakarak, altı ay önce yaptığımız ameliyata göre diyerek söze başlar, hasta ve yakınları biz hiç bir sağlık kuruluşuna gitmedik bu ameliyat nerden çıktı diye hasta yakınlarınca itiraz edilse de, bu olaya yaşlı annenin Ömer Seyfettin gibilerin gözüyle bakılırsa bu bir sağlık haysiyet hırsızlık raconu sayılamaz mı?
Yurt dışı umre ziyaretinde bulunan bir vatandaşa tedavi yapılmış ilacı verilmiş diye gösterilirse, bu hırsızlık raconu normalden mi, Anormalden mi yoksa hiç biri mi diye işaretlenir? Bu bağlamda bazı eczanelerde küfür, pardon, Küpür hırsızlığı bitti derken, bu tür tedavi uzantıları bazı eczanelere de uzanmaktadır. Türkiye’nin bir türlü İMF ye bitmeyen borcu gibi, günümüzde tüm vatandaşların eczanelere bir türlü bitmeyen İMF / SGK tedavi gideri borcu kaçınılmaz bir durum benzerinde olmaz mı?. Bu tabloya göre büyük konuşmuş olmayalım belki Sağlık Güvenlik Bakanı Sayın Faruk ÇELİK’in bile bilgisi haricinde ,tedavi görmeden eczanelere İMF/ SGK bitmeyen tedavi gideri borcu olabilir diye düşünmek çok da zor olmasa gerek.
E- Reçete uygulamasından sonra reçetede gösterilen asli ilacın yerine benzeri muadil ilacı alan vatandaş görmediği E- reçetesindeki yazılı ilacın muadili değil aslını aldığını nasıl ayıklayacak. Aradaki muadil benzeri ilacın fiyat farkını hasta nasıl tahsil edecek? Şimdi yaşlı Nine ile Ömer SEYFETİN’ nin gözünde bu bir sağlıkta haysiyet hırsızlık raconu sayılamaz mı?
Eczacıların bu Eczasına ne MEMUR- SEN, ne MEMUR- BEN, ne SAĞLIK- SEN, ne TABİPLER, ne de EZACILAR Odası olarak bu olup bitenleri sağlıkta haysiyet hırsızlığı müsamahasına hoş görü ihtimali düşünülemez.
O günden bu güne sağlık alanında ne değişti ? verilen Emsallar düşüşte mi ? yükselişte mi? Demeye kalmadan YA BEBEK KATLİYAMI.? Tıbbi Sağlık alanında düşüş, Attariyede, Koca Karı doğumlarında sağlıklı doğum artışı zirvede, Yirmi yıl öcesinden bu günü kaleme almak. İyi bir Gazeteci Erken Haber Verip Geç Haklı Çıkandır, sözü üstüne ne diyelim ?