Otizm ve Hiperaktivite Bozukluğu: Erken Tanı Hayat Kurtarır
Otizm ve Hiperaktivite Bozukluğu: Erken Tanı Hayat Kurtarır
2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü’nde, uzmanlar otizm spektrum bozukluğu ve dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğunun birlikte görülmesinin yaygın olduğunu vurgulayarak erken tanının önemine dikkat çekti.
Haber Giriş Tarihi: 02.04.2025 12:33
Haber Güncellenme Tarihi: 02.04.2025 12:36
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.sanliurfaolay.com/
Otizm spektrum bozukluğunun erken dönem belirtileri, yaşamın ilk üç yılında belirginleşir. Bu belirtiler arasında göz teması kurmama, dönen cisimlere aşırı ilgi gösterme ve sosyal ile iletişimsel zorluklar yer alır. Otizmle birlikte dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, oldukça yaygın olup hastaların yarısında bu iki durum bir arada görülebilir. Ayrıca otizmdeki duyusal hassasiyetler, DEHB’nin belirtileriyle örtüşmektedir.
Otizmli bireyler, ışığa, sese ve ani uyaranlara yoğun tepki verebilir, bu da hiperkaktivite ile otizm belirtilerinin birleşmesine yol açar. Bu nedenle, bu eş tanıların göz önünde bulundurulması ve her iki gelişimsel bozukluğun tedavisinin eş zamanlı yapılması son derece önemlidir. Otizmli çocukların en belirgin belirtilerinden biri de konuşma gecikmesidir. Bu durum asla göz ardı edilmemelidir; konuşma gecikmesi yaşayan çocuklar, mutlaka bir ruh sağlığı uzmanı tarafından değerlendirilmelidir. Erken tanı ve tedavi, otizmli bireylerin yaşam kalitesini artırmak ve ilerleyen yaşlarda ortaya çıkabilecek sosyal, iletişimsel ve davranışsal zorlukların önüne geçmek için kritik öneme sahiptir.
Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun belirtileri arasında yerinde duramama, sırasıyla görevleri tamamlayamama, aşırı konuşma ve dürtüsellik yer alır. Ailelerin bu davranışları gözlemlemesi, çocukların kreşe ya da okula gitmesi durumunda öğretmenler tarafından raporlanması ve gerekli testlerle birlikte değerlendirilmesi, bu iki bozukluğun birlikteliğinin doğru bir şekilde tanınmasında önemli bir yer tutmaktadır.
Otizm spektrum bozukluğunun tanı ve tedavisinde ailelerin büyük bir sorumluluğu bulunmaktadır. Özellikle otizm belirtileri gösterdiğini fark eden aileler, çocuklarını bir ruh sağlığı uzmanına yönlendirmelidir.
2 Nisan Otizm Farkındalık Günü’nde, hızlı adımlar ve büyük kalplerle otizm ve hiperaktivite bozukluğunun farkında olalım.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
Otizm ve Hiperaktivite Bozukluğu: Erken Tanı Hayat Kurtarır
2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü’nde, uzmanlar otizm spektrum bozukluğu ve dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğunun birlikte görülmesinin yaygın olduğunu vurgulayarak erken tanının önemine dikkat çekti.
Otizm spektrum bozukluğunun erken dönem belirtileri, yaşamın ilk üç yılında belirginleşir. Bu belirtiler arasında göz teması kurmama, dönen cisimlere aşırı ilgi gösterme ve sosyal ile iletişimsel zorluklar yer alır. Otizmle birlikte dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, oldukça yaygın olup hastaların yarısında bu iki durum bir arada görülebilir. Ayrıca otizmdeki duyusal hassasiyetler, DEHB’nin belirtileriyle örtüşmektedir.
Otizmli bireyler, ışığa, sese ve ani uyaranlara yoğun tepki verebilir, bu da hiperkaktivite ile otizm belirtilerinin birleşmesine yol açar. Bu nedenle, bu eş tanıların göz önünde bulundurulması ve her iki gelişimsel bozukluğun tedavisinin eş zamanlı yapılması son derece önemlidir. Otizmli çocukların en belirgin belirtilerinden biri de konuşma gecikmesidir. Bu durum asla göz ardı edilmemelidir; konuşma gecikmesi yaşayan çocuklar, mutlaka bir ruh sağlığı uzmanı tarafından değerlendirilmelidir. Erken tanı ve tedavi, otizmli bireylerin yaşam kalitesini artırmak ve ilerleyen yaşlarda ortaya çıkabilecek sosyal, iletişimsel ve davranışsal zorlukların önüne geçmek için kritik öneme sahiptir.
Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun belirtileri arasında yerinde duramama, sırasıyla görevleri tamamlayamama, aşırı konuşma ve dürtüsellik yer alır. Ailelerin bu davranışları gözlemlemesi, çocukların kreşe ya da okula gitmesi durumunda öğretmenler tarafından raporlanması ve gerekli testlerle birlikte değerlendirilmesi, bu iki bozukluğun birlikteliğinin doğru bir şekilde tanınmasında önemli bir yer tutmaktadır.
Otizm spektrum bozukluğunun tanı ve tedavisinde ailelerin büyük bir sorumluluğu bulunmaktadır. Özellikle otizm belirtileri gösterdiğini fark eden aileler, çocuklarını bir ruh sağlığı uzmanına yönlendirmelidir.
2 Nisan Otizm Farkındalık Günü’nde, hızlı adımlar ve büyük kalplerle otizm ve hiperaktivite bozukluğunun farkında olalım.
En Çok Okunan Haberler