Mart ayı enflasyon oranını %2,46 olarak açıkladı. Üç aylık enflasyon %10,06, yıllık enflasyon ise %38,10 seviyesine yükseldi. Enflasyon farkı ise %3,83 olarak belirlendi. Kamu işvereni tarafından yapılan uzlaşmayı engelleyen teklifler ve ardından tahkim sürecinde Hakem Kurulu’nun verdiği yanlış, geçersiz ve yetersiz artışlarla, kamu görevlilerimizin ve emeklilerimizin alım gücü düşmeye devam ediyor.
Ekonomik hedefler gerçekleri yansıtmadıkça, Kamu İşvereni ve Hakem Kurulu emeği, alın terini ve gelir dağılımını göz ardı ettikçe kayıplar devam edecek, hedefler sapacak ve gelir dağılımı bozulmaya devam edecektir. Merkez Bankası’nın tahminlerine değil, gerçek yaşamın koşullarına göre maaş ve ücret politikaları belirlenmelidir. Bu noktada, işveren tarafı masanın imkanlarını doğru kullanarak, kayıpları telafi edecek önerilerle gelmelidir.
Toplu sözleşme masası yalnızca Yetkili Sendikalar ve Konfederasyonlar için değil, Kamu İşvereni Heyeti için de önemli bir platform olmalıdır. Sosyal taraflarla sağlanan istişareler ve farklı bakış açılarıyla güçlenen masanın etkinliği ve çözüm üretme kapasitesi artırılmalıdır. Bunun için ilk adım, 4688 sayılı Kanunun değiştirilerek toplu sözleşme görüşmelerine uygun hale getirilmesi, Hakem Kurulu’nun da “Hakem” ve “Kurul” kavramlarına uygun bir şekilde işlevsel olmasıdır. Ayrıca süreç ve süreler adil ve makul bir şekilde belirlenmelidir.
Kamu görevlileri ve doğrudan toplu sözleşme kararlarından etkilenen emekli memurlarımız, 2026 ve 2027 yıllarında enflasyon karşısında daha fazla kayıp yaşamamalıdır. Aksi takdirde, bilinçli bir şekilde işaret edilen Hakem Kurulu’nun sonuçları şimdiden tahmin edilebilir, benzer sıkıntılar tekrar yaşanacaktır. Memur-Sen olarak amacımız, 4688 sayılı Kanunun evrensel ilkelere uygun hale getirilmesi ve çalışanların alım gücünü artıracak toplu sözleşme düzenlemelerinin yapılmasıdır.